Radyo Sen Mevsimi... Radyo Sen Mevsimi... Radyo Sen Mevsimi... Radyo Sen Mevsimi... Radyo Sen Mevsimi...

*** Dostluğun Yeni Sesi ***
*** Radyo Sen Mevsimi ***

*** HOŞGELDİNİZ ***

Radyo Sen Mevsimi... Radyo Sen Mevsimi...

Halksiir.com

Yayın Al

Dinleyici ActiveX

Yayıncı ActiveX

İsim Kayıt

Sesli Şiirler

Radyo




''Radyo Sen Mevsimi''

Yayınımıza Hoş Geldiniz.

Yayınlarımız Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği Ve Şiirlerden Oluşmaktadır.
Yayıncı dostların, radyomuzda bulunan dostların şiirlerine öncelik vermeleri gerekmektedir.
Radyo sohbetlerinde siyasi içerikli yazılardan ve tartışma yaratacak konulardan uzak durunuz.

Radyo Sunucuları:

Yayın saatlerimiz ve yayıncı dostlar ileriki günlerde düzenlenecektir.

Boş saatlerde dileyen yayıncı dostlar yayın alabilirler.
Yayın almak isteyen dostlar ve Sesli Şiir göndermek için
Ağadıdaki adreslerimize yazabilirsiniz

Radyo Sen Mevsimi yayın Yönetmeni:
Tüm Dostlar Adına: M. USTA

Sultan Yürük
İletişim:
sultanyuruk@hotmail.com

Teknik bilgi, Görüş ve Öneriler için: Mustafa Usta
İletişim:
mustafausta1972@hotmail.com

Paylaş



İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif Ersoy