Üye Olacağım  |  Şifremi Unuttum  |  Aktiv. Emailim Gelmedi Email : Şifre :
Türk Halk Şiiri Ve Şairleri... Türk Halk Şiiri Ve Şairleri...

*** Türk Halk Şiiri Ve Şairleri ***

Halksiir.com Anasayfa | Forum Anasayfa | Kategori Dökümü | Kurallar | Chat | Tavsiye Et | İletişim

*** Şiir Bölümü Ve Şair Sayfaları ***


Forumda Kelime Ara :
Forum Diz :
Forum Hızlı Menu :
Forum >> MÜZİK >> Halk müziğine Emek verenler...

Konu Okunuyor
Moderatör yok Bu kategorideki ziy.sayısı1 kişi aktif Bu konuya cevap vereceğim Bu kategoride yeni konu açacağım
2 Nisan 2011 Cumartesi Okunma :Bugün 6 Toplam 6515 Konuyu Takip Listeme ekle Bu konuya cevap vereceğim
admin (SA)
Konu-100 : %25
Mesaj-5 : %10
admin
İSTANBUL
Erkek Yaş:47
Yazar
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Konuyu arkadaşına öner Üyenin tüm kayıtları

Konu Okunuyor Bayram Bilge Tokel... Toplam Puan:0
0 kişi oyladı Ort.()
#187Alt



Bayram Bilge Tokel...
1957 Yozgat doğumlu. M.E.B. Halk Müziği Danışma Kurulu ve Kültür Bakanlığı Repertuar Kurulu üyeliklerinde bulundu. 1979 yılında Gazi Üniversitesi Yüksek Teknik Eğitim Fakültesinden mezun oldu. Türkiye Yazarlar Birliği'nde 14 yıl yönetim kurulu üyeliği, 7 yıl genel sekreter, 4 yıl genel başkan yardımcılığı görevlerinde bulunarak yönetim kurulu şeref üyesi oldu. Hisar dergisinde yayınladığı şiirlerle başlayan sanat/edebiyat hayatı, pek çok dergide yayınlanan edebiyat, şiir ve müziğe dair deneme, eleştiri türünde yazılarla devam etti. Zaman, Yeni Şafak, Yeni Ufuk ve Sağduyu gazetelerinde köşe yazısı yazdı.

1989'da Kültür Bakanlığı tarafından gönderildiği ABD Maryland Üniversitesi Etnomüzikoloji bölümünde halk müziği ve bağlama dersleri verdi. İlk albümü ABD'de yayınlandı. Kalan Müzik arşiv serisinden Muharrem Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali, Neşet Ertaş, Bayram Aracı, Refik Başaran ve Nida Tüfekçi gibi türkü ustalarının albümlerini ve Kurtuluş Savaşı ve Cephe Türküleri'ni hazırlayıp yayınladı. TRT televizyonunda son 15 yıldır yayınlanan halk müziği programlarının metin yazarlığı ve müzik danışmanlığını yaptı; Bozkırın Tezenesi, Şen Olasın Ürgüp adlı belgeseller hazırladı. Kanal 7'de Türküler Bizi Söyler ve Gönül Dağı programlarını hazırlayıp sundu.

Yurt içinde ve dışında (ABD, Almanya, Hollanda, Fransa, Irak, KKTC, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Makedonya) solo konser ve resitaller verdi. Yunus Emre, Sezai Karakoç, Abdurrahim Karakoç gibi ustaların şiirlerinden yaptığı besteleri ve çok sayıda derlemeleri bulunmakta. Söz ve müziği kendisine ait Ak Türkü adlı parçayı AKP'ye seçim müziği olarak besteledi. Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Halk Müziği Topluluğu'nda sanatçı ve Gazi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2004-2007 yılları arasında Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü görevinde bulundu. Bu görevinden 2007 yılında emekli oldu.

****************

BAYRAM BİLGE TOKEL İLE HALK MÜZİĞİ ÜZERİNE...

40 İkindi Dergisi - Sayı 8/20
Mehmet Kaman


Türkülere geri dönüşü küreselleşme adına dayatılan bazı değerlere karşı milli kültürün ve yerelliğin gösterdiği bir tepki olarak yorumlayabilir miyiz?

Küreselleşme adı altında mahalli kültürleri yok edici, onlar üzerinde baskı kurucu, hakim bir zihniyetin varlığı şüphe götürmeyen bir gerçek. Yerel değerler, milli kültürler ve bunlardan beslenen başta müzik olmak üzere sanat ve kültürel değerlerin tabii bir tepkisi olarak görmek mümkün.


Günümüzde türkülere duyulan ilgiyi kalıcı mı, yoksa gelip geçici, pop bir heves olarak mı değerlendiriyorsunuz? Medyanın izleyiciler üzerinde kurduğu hegomonik gücü de göz önünde bulundurarak cevap verir misiniz?

Öncelikle böyle bir konuyu gündeminize aldığınız için size teşekkür ediyorum. Bugün türkülere duyulan ilgi daha çok medyatik bir ilgi gibi görünüyor. Ama türkülerin neşet ettiği (doğduğu) kaynağa baktığımız zaman yoğunluğunu kaybetmekle beraber Anadolu insanının gündeminde her zaman türkü olduğunu görürüz. Çünkü türküler bu insanların bir tür kendilerini ifade ediş biçimleri olmuştur. Ama türküler çok uzun bir süre önce medyanın gündeminden düşmüştü. Son beş yılda türkülerin itibar görmesiyle medyanın ilgisi örtüşmüştür. Daha önce hiç olmadığı bir şekilde medya, gündemine türküyü almıştır. Bunun magazinel ve popüler bir yanı olmakla beraber tamamen bununla izah etmek yanlış olur. Medyanın Türk müziğinin gerçek güzelliklerini göz ardı ederek sürekli olarak pompaladığı müzik, hem kendi hem de kitleler nezrinde bir bıkkınlık doğurdu. Böyle bir durumda medya böyle bir ihtiyacı hissetti. İşin şu boyutu da önemli: Cumhuriyet öncesinden beri süregelen ve cumhuriyetle birlikte ivme kazanan süreçte geleneksel müziğimiz resmi ilgiden uzak kaldı, ihmal edildi ve akademik ortamlara taşınmadı.


Bu ihmal bilinçli bir ihmal miydi?

Evet bunun bilinçli bir tarafı da var. Türkiye'yi yönetenlerin kafalarında sosyolojik, politik ve kültürel bir proje vardı. Geleneksel müziğin bu projeye bir katkısı olmayacağına hatta zarar vereceğine inanılıyordu. Çünkü onlara göre bu müzikleri yaşatan insanların hayat görüşleri onlarınkiyle çelişiyordu. Bunun için geleneksel müziğimiz bilinçli bir şekilde ihmal edildi. Halkın başka bir yöne doğru yeniden şekillendirilmesini planladılar. Bu şekillendirmede müzik çok önemli bir yer tutuyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında gündemin ilk sırasına müziğin konulması ve çok sesli müziğe geçişi ifade eden "müzik devrimi" yapılması bu bakımdan manidardır.


Halk müziğindeki yeni oluşum ve açılımlara nasıl bakıyorsunuz? Kendi müziğinizi tanımlar mısınız? Erkan Oğur, Erdal Erzincan, Erol Parlak gibi sanatçıların yaptıkları çalışmaları nasıl buluyorsunuz?

İsimlerini saydığınız arkadaşların türkülere yaklaşım tarzları farklı olmakla beraber ortak noktaları türkü. Bütün sanatçılar için geçerli olan bir olgu var; geleneğin muhafaza edilerek ileriye taşınması mümkün değil. Geleneğin muhafaza edilip ileriye götürülmesi için; geleneğin yeni bir bakış açısıyla, eski karakterleri muhafaza edilerek yeniden ifade edilmesi gerekir. Halkın kendini ifade ediş biçimi olan türküler, toplumdaki kültürel ve sosyal değişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Bu değişim, bilinçli bir şekilde ele alınarak kitlelere nasıl iletilir kaygısı güden sanatçılar var. Bu sanatçılardan ilk akla gelen Erkan Oğur, halk müziğinin asli karakterini muhafaza ederek onları, fantastik, artistik ve gösterişe meydan vermeksizin samimi bir şekilde yeniden ifade ediyor. Erol Parlak ve Erdal Erzincan da geleneksel formatı muhafaza ederek saz icrasına yenilik ve renklilik katıyorlar. Kendi çalışmalarımın iki boyutu var. Birincisi, geleneksel formu kullanarak farklı bir yorum ve icra ile seslendiriyorum. Bir de naçizane beste çalışmalarım var. Halk müziği ve sanat müziğinden istifade etmeye gayret göstererek yeni bir bakış açısıyla beste yapıyorum. Bu çalışmaya Çağdaş Halk Müziği denmesini de doğru bulmuyorum. Hiç birimiz Karacoğlan, Emrah ya da Sümmani değiliz. Onlar gibi yaşamıyoruz, bakış açılarımız, beslendiğimiz kaynaklar, yaşama biçimlerimiz ve imkanlarımız aynı değil. Ama sonuçta, sanatçının isteği geleneği yaşatmak olsa da türkülerin yeniden ifade edilmesi gerekiyor.


Müzisyenler ve akademisyenler arasında bir teori-pratik farkı gözlemleniyor. Bunun aşılıp ortak bir noktada buluşulmasının zemini nasıl oluşturulabilir?

Benim profesyonel müzik hayatımın başladığı Kültür Bakanlığı Devlet Halk Müziği Topluluğu'na girdiğimde başta şefimiz Mehmet Özbek olmak üzere gayemiz sadece türkü söylemekten ziyade türküleri toplayıp tasnif etmek ve belli bir metot içerisinde ele almaktı. Bu ancak devlet desteğiyle hayata geçirilebilecek bir çalışmaydı. Ama maalesef bunu gerçekleştiremedik.


Bu meyanda Muzaffer Sarısözen'in yaptığı düzenlemeleri tasvip ediyor musunuz?

Muzaffer Sarısözen'in türkülerle ilgili olarak yaptığı çalışmaları objektif olarak değerlendirmek için onun yaşadığı dönemi göz önünde bulundurmak gerekir. Yeni çıkacak kitabımda da kendisini eleştirdiğim "Üç İsim Üç Dönem" isimli bir makale bulunuyor. O zaman, türkü sanat yerine konmuyordu; halk, sanattan müzikten anlamayan bir güruh olarak, halk müzikleri de ne idiğü belirsiz cırlamalar olarak nitelendiriliyordu. Sarısözen böyle bir ortamda türküleri yöresel karakterlere göre toplaması ve geleneksel müziğimizde ciddi bir karşılığı bulunmayan bir Yurttan Sesler Korosu kurması o zaman için gerekli bir çalışmaydı. Bizim müziğimiz kişisel icraya dayalı bir müziktir. Bu anlamda türküler iki arada bir derede kalmıştır.


Halkın o dönemde halk müziğinden soğumasında bunun ne kadar payı vardır?

O dönemde halk hiç alışık olmadığı bir sesle karşılaştı ve tepki gösterdi. Bunu gören Sarısözen mahalli sanatçıların kişisel icralarını kitlelere sunarak bu tepkiyi hafifletmeye çalıştı. Kişisel icranın ön plana çıkarılması Nida Tüfekçi döneminde daha bilinçli bir şekilde yapılmıştır. Gelmiş geçmiş en büyük bozlak sanatçısı Muharrem Ertaş bu dönemde keşfedilmiştir. Yine Neşet Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali gibi isimler bu dönemde gündeme gelmiştir.


Neşet Ertaş üzerine geniş kapsamlı bir kitap hazırladınız. Bu çalışma sonucunda vardığınız nokta nedir? Neşet Ertaş'ı Neşet Ertaş yapan sır nedir?

300 küsur sayfalık kitabı yazdıktan sonra da hâlâ bunu tam olarak ifade edemediğimi düşünüm. Neşet Ertaş'ı Neşet Ertaş yapan değerlerin başında samimiyet geliyor. Zaten sanat samimiyettir. Bunu en üst seviyede idrak edip spontane bir şekilde sanatına yansıtandır yegane sanatçı. Neşet Ertaş, yüreğinin sesini dinliyor. Şeyh Galip şöyle diyor: "Hoşça bak zatına, zübde-i alemsin sen." Neşet Ertaş, Şeyh Galib'in bu mısrasını bilmiyor, her insanın kainatın özünü temsil ettiğini, insanın kendisini keşfettiğinde kainatı keşfedeceğini sezgisiyle hissediyor, kendi içinde derinleşiyor, bunu içinden geldiği gibi ifade ediyor. Bu da ona müthiş bir zenginlik katıyor. Bir de babasından devraldığı geleneksel bir birikim var. Bu birikimi nasıl takdim edeceğini çok iyi biliyor. Ayrıca Neşet Ertaş sadece güzel saz çalıp güzel bozlak okuyan birisi değil, aynı zamanda ustaca şiir söyleme yeteneği var. Karacaoğlan'dan, Seyrani'den, Pir Sultan'dan günümüze gelen halk şiiri tarzını yenileyerek, başta da söylediğimiz gibi Karacaoğlan gibi konuşmuyor ama onun seviyesinde konuşuyor. Halkın dünyasında yaşıyor ve onun çektiği acıyı biliyor, bunu da en güzel bir üslupla ifade ediyor.


Bir türkünün ortaya çıkması kolay olmasa gerek. Ozan hayatla iç içe, onu görüyor ve okuyor sonra başlıyor söylemeye. Bu nasıl bir duygu, bunu bize aktarır mısınız?

Türkü, onu söyleyen insanda kolay kolay ortaya çıkmaz. Çok ciddi, çok sancılı bir devreden sonra ortaya çıkar. Ferdi dramını ya da sosyal trajedileri yüreğinin derinliklerinde hisseder ve bunu ifade etme sancısı çeker ve bunun neticesinde türküler neşet eder (doğar). Bunun yanında bireysel aşk türküleri vardır. Bunlar da ancak kişisel ruh depremlerinin ve gönül cenklerinin yaşandığı bir süreç sonrasında doğarlar. Gösterişe tevessül etmeden samimi olarak yüreğinden gelen sesleri ifade etmesinden dolayı türküler çok güzeldir.


Katı olan her şeyin buharlaştığı, pazar değeri olanın pirim yaptığı günümüzde, türkülerin gerçek dinleyicilerle buluşması için yapılması gereken çalışmalar nelerdir? Sanatçılar ve aydınlar bu resmin neresindeler ve ne yapmaları gerekiyor?

Bu sadece günümüze yaşanan bir olay değil. Özellikle sanatın ve müziğin olduğu her yerde ve zamanda mutlaka popüler bir boyut olmuştur. Bugün bizim klasik bestekar diye bildiğimiz sanatçılar da zamanının popüler müziklerini yapmışlardır. Sadettin Kaynak da bunlardan biridir. Tuhaf olan bütün bunlar olurken devletin ciddi kültür politikalarıyla, sanatçıların ve aydınların bulundukları yerlerden magazinelin ötesinde geleceğe yönelik projeler geliştirmemeleridir. TV'yi seyrettiğinizde ümitsizliğe kapılıyorsunuz, canınız sıkılıyor. Halbuki bir iki kanal hakkını vererek bir iki program yapsalar, meselenin ciddiyetine vakıf sanatçılara söz hakkı tanısalar, köşe yazarları yazılarında bu konulara değinseler, konservatuarlarda seviyeli öğrenciler yetiştirseler şikayet edilecek kadar olmaz. Örnek aldığımız batıda aydınlar popüler müziği gündemlerine bile almazlar, bu eski demir perde ülkelerinde de böyledir. Bu, bizde maalesef böyle, aydınlar halktan kopuk, türküler hâlâ aydınların gündemine bile girebilmiş değil.


Bir röportajında dünyaca ünlü kemancımız Suna Kan, ailesi dinlemesini yasakladığı için Dede Efendi hakkında bilgisi olmadığını söylüyor. Bu bağlamda bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu maalesef doğru. Suna Kan'ın, Dede Efendi'den bihaber olması çok büyük bir eksiklik, bunun yanında bunu marifet sanan aydınların sayısı da çok az değil. Medyada önemli noktalarda bulunanlardan bir çoğu bunu meziyet gibi takdim ediyor ve bu insanlar zaten bunun çağdışı bir değer olduğuna inandırılmışlar. Asıl trajedi burada. Dünyanın her yerinde, ait olduğu müzik kültürünü en iyi şekilde icra etmiş bir kişiyi yok saymak, bir bilgisizlik olarak görülür ve şu bir gerçektir ki ulusal olamayan evrensel olamaz. Bugün evresel diye bildiğimiz Mevlana'ya, Yunus'a baktığımızda onların tamamen yerel olduklarını görürüz. Goethe çok koyu bir Alman'dır. Kendi değerlerinizi ifade ettiğiniz zaman evrensel olursunuz. Marquez kadar yerel bir edebiyatçı var mıdır?


Şimdilerde orkestraya bir bağlama katarak, parçalara da bazı geleneksel motifler ekleyerek halk müziği yaptığını iddia edenler var. Gerçeğini sahtesinden ayırmak isteyen okuyucularımıza neler tavsiye edersiniz?

Medyada takdim edilen, pop dediğimiz forma uygun sanatçıları izleyen büyük bir kitle var. Bu gün Mahsun Kırmızıgül kendi sesine ve üslubuna uymadığı halde türküleri ticari bir boyutta ele alarak, bu türküler seviliyor diyerek okudu ve çok büyük satış rakamlarına ulaştı. Halk, konserlerimde bunu tasvip etmediklerini söylese de bunlar biraz azınlıkta. Medya kendi bakış açısına göre istediğini hedef kitleye pompalıyor ve halkın müzik zevkini istediği ölçüde yozlaştırıyor. Ama şunu söyleyeyim, halka kaliteli şeyler sunduğunuzda olumlu tepki göstermekten de geri durmuyor.


Mesela buna Neşet Ertaş'ı örnek gösterebilir miyiz?

Evet, Neşet Ertaş, milyarlarca para verip klip çekmedi bunun yanı sıra Televole'lere de çıkmadı ama halk ona büyük teveccüh gösterdi ve kasetleri çok sattı.


Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Pek çok dergiden ve medya organlarından sohbet konumuza şeklen ilgi gösterir gibi yaparak çok sudan, ıvır zıvır şeyleri magazinel boyutta ele alıp yazılar ve röportajlar yapılıyor. Gerçekten konunun ciddiyetini ve önemini kavrayan dergilerin ve insanların bu konuya eğilmesi gerekiyor. Naçizane benimle böyle bir röportajı tercih gerekçenizin böyle samimi bir endişeden kaynaklandığını düşünerek kendi adıma ve milletimin sanatı, kültürü ve türküleri adına size samimi teşekkürlerimi sunuyorum.

Alıntıdır...

Paylaş




Sitemizde Bulunan Alıntı, Makale, Şiir vb. Bütün içerikler Tamamen bilgilendirme Amaçlıdır. Sitemiz Bu içeriklerden Hiç Bir Şekilde Kar Amacı Gütmemektedir. Bu yazının Yayın İlkelerini İhlal ettiğini düşünüyorsanız,İletişim den Bize bildiriniz... En Kısa Sürede Size cevap verilecektir.


2 Nisan 2011 Cumartesi 13:29:02 tarihinde admin tarafından düzenlendi

İçeriğe puan verPuan ver...


Cevap yazılmadı
Cevap yazabilirsiniz Bu konuya cevap yazabilirsiniz
*
 

Bazı istatistiksel değerler 30 dakikada bir güncellenmektedir.Güncellenmeye 19 dakika kaldı.
 Derece  Konu  Mesaj  Aldığı Teşekkür
Mehmetaluc
Admin (SA)
Canbaba
Halkin_sairi (SA)
Yaren
Mehmetaluc  %53
Admin (SA)  %25
Canbaba  %3
Yaren  %3
Halkin_sairi (SA)  %2
Mehmetaluc  %22
Admin (SA)  %10
Cakir  %10
Eyalbuz  %10
Halkin_sairi (SA)  %8
İslamehli 2
Eyalbuz 2
Halkin_sairi (SA) 2
Osman7159 1
Seraphoca 1
 Bu Gün Online Olanlar  En Yeni Üyeler  Doğum Günü Olanlar
Arslan53 , Kemahli , Nbterzi , Vaysal , Cooker19 , Seopak , Behlul , Durmus , Haydar , Mavi , Halife , Kemaldoganay , Beyza , Sairmahmutbaki , Halisi ,
Bugün doğan üyemiz yok
Semboller Aktif Konular & Son Konular Rastgele On Şiir Diğer İstatistikler
Yeni Konu açamazsınızYeni konu Açamazsınız
Konu Açabilirsiniz Yeni konu açabilirsiniz.
Cevap yazabilirsiniz Konuya cevap yazabilirsiniz.
Konuya mesaj yazılamaz Konu kapalı konuya cevap yazamazsınız.
(M) Moderatör
(A) Admin
(SA) Son Admin
BİR CUMHURBAŞKANININ ERMENİ MESELESİNDE SÖYLEYEBİLDİKLERİ
Ak Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a karşı içimde hep nefret vardı...
Soyağacı gerçeği/ Yahudi Asıllılar Nasıl Deşifre Edildi?
ABD ve AB kahpeliği
Ey Müslüman Kardeşim!
TÜRKİYE NİN ÜZERİNDE BÜYÜK OYUNLAR OYNANIYOR...
Siyonist oyunları ve terörist İsrail devleti
Duvaksız Gelinin Destanı
Benim Köyüm - İbrahim Sevindik
Kemal'im - İbrahim Sevindik
Aziz'im - İbrahim Sevindik
İran' da yakılmak istenen ateşin nihai hedefi Türkiye’ dir.
İran' da ne mi oluyor?
Gördünmü Gardaş...
Elimde değil gardaş...
AYBÜKEM... Veli BİLİCİ

İmanın Sesi ... Mehmet Aluç

Anne... Hatice Tural

Şairin sözü böyle... HARUN YILDIRIM

Gecelere Sar Beni... Ertürk DEMİRCİ

NEYLERİM... HARUN YILDIRIM

Gönül Son Baharı... Aydın Suyak

BENİM HAYATIM BİTİNCE BAŞLAR... HARUN YIlDIRIM

GELDİM ŞEYH'İM -1... HARUN YILDIRIM

ŞİMDİ... Mukadder Gönül
Ana kategori :9
Alt Kategori :27
Toplam Konu :391
Toplam Cevap :50
Online Üye :0
Misafir :6
Toplam Online :6
En Çok Okunan Konular Cevap Alan Konular En Çok Puan Alan Konular Bu Gün Çok Okunan Konular
Hacı Taşan - Hayatı ve Bir Türkü ( Bu gün ayın ışığı...) Dinle...
Ekrem Çelebi - Hayatı ve Bir Türkü ( Olmazmıydı... ) Dinle...
Develi Musıki Hayatına Genel Bir Bakış ve Develi Türküleri
Refik Başaran... (Hayatı ve Dam Başında Sarı Çiçek Dinle)
Fon Müzikleri
Şiirde Kafiye Ve Redif Bilgileri...
Yıldıray Çınar - Hayatı ve Bir Türkü ( Bölemedim felek ile kozumu) Dinle...
Ümit Tokcan - Hayatı ve Bir Türkü ( Üryan geldim yine üryan giderim) Dinle...
Şemsi Yastıman...
Dadaloğlu...
Halk Şiirinde Hece Ve Aruz Türleri...
İmlâ Kuralları
Gözlerin... (sesli, görüntülü şiir)
Topla göçümüzü gidelim gönül...(sesli, görüntülü şiir)
Biriyiz...
Aşık Reyhani Hayatı ve Örnek Şiirleri...
Aşık Veysel Şatıroğlu Şiirlerinden Örnekler...
Şiirde Kafiye Ve Redif Bilgileri...
Ümit Tokcan - Hayatı ve Bir Türkü ( Üryan geldim yine üryan giderim) Dinle...
SERAP HOCA- UNUTMA BENİ
Rıfat ARAZ Şair-yazar (Biyografisi ve şiirlerinden örnekler...)
Dedim - Dedi Şiiri ( Seslendirme: Mustafa Zorla )
Ölme Dost!
Mustafa USTA'nın Seslendirilmiş şiirleri...
Yazık Olsun (Ayşe Yıldız )
Bu Akşam... (Video Klip Seslendiren: A..Zade)
Biriyiz...
Topla göçümüzü gidelim gönül...(sesli, görüntülü şiir)
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır.(Aşık Veysel) Şiir ve Sesli Türküsü
Ümit Tokcan - Hayatı ve Bir Türkü ( Üryan geldim yine üryan giderim) Dinle...
Sevgi Güneşiydi Gözlerin
Duvaksız Gelinin Destanı
Çözemiyorum
SARHOŞ
Sultan 2. Selim - Sultan 3. Murad - Sultan 3. Mehmed'in Hayatları..
KAYSERİ VE YÖRESİ HALK ŞAİRLERİ-PDF Dosyası
Ak Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a karşı içimde hep nefret vardı...
SİVAS İLBEYİ YÖRESİ HALK ŞAİRLERİ. PDF dosyası
Kör Arzularım Hevesim
SENİ ÇOK SEVİYORUM

www.halksiir.com/forum | halksiir@halksiir.com
Halksiir.com © 2007 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.
Bu Şairi Okudunuz mu:
Makberî - Ahmet Akkoyun


Forum Bölümü İstatistik :
Aktif Ziyaretçi:1 Online Üye:0 Üye Sayımız:225 Onay Bekleyen:0 Bugün Tekil:144 Bugün Çoğul:419 Toplam Tekil:276179 Toplam Çoğul:1076908 İp No: 3.81.28.94

Efkan Forum V.5.0 © 2005-2007 Tasarım Kodlama Efkan Ay